Tehdit Suçu ve Cezası (TCK m.106)

Tehdit suçu ve cezası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 106’da üç fıkra olarak düzenlenmiştir. İlgili maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde basit tehdit suçuna, ikinci cümlesinde takibi şikayete bağlı tehdit suçuna yer verilmiştir. İkinci fıkrada suçun nitelikli hallerine üçüncü fıkrada ise başka bir suçla birlikte işlenmesi hallerine yer verilmiştir.

Tehdit
MADDE 106 – (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (EKLENMİŞ CÜMLE RGT: 27.05.2022 RG NO: 31848 KANUN NO: 7406/6) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.

Tehdit suçu nedir?

Tehdit suçunun  faili herkes olabilmektedir. Tehdidi algılama yeteneğine haiz olması şartıyla suçun mağduru da herkes olabil. Tehdit suçunda korunan hukuki değer ise kişilerin huzur ve sükunudur.

Tehdit suçunun cezası nedir?

Suçun basit halinde tehdit eden kişi 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır. Tehdit suçunun bir kadına karşı işlenmesi halinde ceza 9 aydan az olamaz. Tehdidin; Silahla, Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, Birden fazla kişi tarafından birlikte veya Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilecektir.

Tehdit suçunun şikayet süresi ne kadardır?

Tehdit suçu, şikâyete tabi bir suç değildir. Bu suçun soruşturma ve kovuşturması, re’sen yani kendiliğinden yapılmaktadır. Ancak tehdit suçu, malvarlığı bakımından büyük bir zarara veya sair bir kötülüğe uğratılacağından bahisle işlenmişse, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması kişinin şikâyetine bağlı olup Savcılığın resen harekete geçmesi söz konusu değildir. Bu halde şikâyet süresi ise 6 (altı) aydır.

Tehdit suçunda hangi deliller kullanılabilir?

Tehdit suçunda, tehdit içeren mesajlar, ses kayıtları, tanık ifadeleri ve yazılı belgeler delil olarak kullanılabilmektedir. Telefon mesajları, sosyal medya üzerinden gönderilen tehdit içerikli iletiler ve ses kayıtları delil olarak kullanılabilmektedir. Ancak bu delillerin hukuka uygun olarak elde edilmelidir.

Tehdit suçunda uzlaşma mümkün müdür?

Tehdit suçu, uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer alır. Eğer taraflar uzlaşmayı kabul ederse, uzlaştırmacı tarafından bir süreç yürütülür. Bu süreçte taraflar anlaşmaya varırsa dava düşer. Ancak tehdit suçu, basit şekliyle işlenmemişse uzlaşma mümkün olmayacaktır.

Kızgınlık ve öfkeyle söylenen sözler tehdit sayılır mı?

Evet kızgınlık ve öfkeyle, anlık olarak söylenen sözler de tehdit suçunu meydana getirebilmektedir. Tehdit suçunun oluşması için objektif olarak korkutucu nitelikte olması gerekmektedir. Ayrıca tehdit suçunda tasarlama unsuru da aranmamaktadır. Dolayısıyla kızgınlık ve öfke haliyle söylendiği, tehdit kastının bulunmadığı şeklindeki savunmalara mahkemece itibar edilmeyecektir.

Tehdit edildim ne yapmalıyım?

Tehdit ile karşılaşıldığında ilk olarak tehdit unsuru olan yazılı veya sözlü deliller hukuka uygun olarak kaydedilmelidir. Ardından en yakın karakola veya Cumhuriyet Savcılığı’na başvurulmalıdır. Özellikle tehdit eden kişiyle doğrudan muhatap olunmaması, delillerin güvenli bir şekilde saklanması ve yasal sürecin başlatılması gerekmektedir. Bu konuda iyi bir ceza avukatından yardım almanız sizin için daha iyi olacaktır.

TCK madde 106’nın gerekçesi nedir?

Tehdit suçunun düzenlendiği Türk Ceza Kanunu madde 106’ın gerekçesi şöyledir:

Maddeyle, “tehdit” bizatihi suç hâline getirilmiş bulunmaktadır. Bilindiği üzere tehdit diğer bazı suçlarda ayrıca unsur olarak öngörülmüştür. Burada tehdidin koruduğu hukukî değer, kişilerin huzur ve sükunudur; böylece kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir. Bu nedenle, söz konusu madde ile insanın kendisine özgü sulh ve sükununa karşı işlenen saldırılar cezalandırılmış olmaktadır. Fakat, tehdidin bu maddeyle korumak istediği esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir.

Tehdit, çoğu zaman başka bir suçun unsurunu oluşturmaktadır. Ancak, bu suç tanımında, tehdidin kendisi bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu bakımdan tehdit suçu, genel ve tamamlayıcı bir suçtur.

Tehdit hâlinde, gerçekleşmesi failin isteğinin yerine getirilmemesi kaydına bağlı bir tecavüz, kötülük mağdura bildirilmektedir. Tehdidin konusunu, kişinin hayatının veya vücut bütünlüğünün tehlikeye maruz bırakılacağının, suç teşkil eden belli bir fiilin işleneceğinin, genel olarak kuvvet kullanılacağının veya herhangi bir kötülüğün, haksızlığın gerçekleştirileceğinin bildirilmesi oluşturmaktadır.

Tehdidin özelliği, kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin, tehdit edenin iradesine bağlı olmasıdır. Tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi, gerçekten veya en azından görünüş itibarıyla failin takdirine bağlıdır. Fakat bu, kötülüğün mutlaka tehdit eden tarafından gerçekleştirileceği anlamına gelmez; bir üçüncü kişi vasıtasıyla bu kötülüğün gerçekleştirileceğinin bildirilmesi ile de, tehditte bulunulabilir.

Suçun oluşması bakımından tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi, önemli değildir. Tehdidin objektif olarak ciddî bir mahiyet arzetmesi gerekir. Yani, istenilenin yerine getirilmemesi hâlinde tehdit konusu kötülüğün gerçekleşeceği ihtimali objektif olarak mevcut olmalıdır. Sarfedilen sözler, gerçekleştirilen davranış muhatap alınan kişi üzerinde ciddî bir korku yaratma açısından sonuç almaya elverişli, yeterli ve uygun değilse, tehdidin oluştuğu ileri sürülemez. Failin söz ve davranışlarının muhatabı üzerinde ciddî şekilde korku ve endişe yaratacak uygunluk ve yeterlilik içerip içermediğinin her somut olayda araştırılması gerekir. Objektif olarak ciddî bir mahiyet arzeden tehdidin somut olayda muhatabı üzerinde etkili olması şart değildir. Kişi, fail, objektif olarak ciddî bir mahiyet arzeden söz ve davranışlarla mağduru tehdit etmek istemiş olmasına rağmen; mağdur, bu söz ve davranışları ciddiye almamış olabilir. Bu durumda tehdit yine gerçekleşmiştir. Tehdidin gerçekleşip gerçekleşmemesi, muhatabı üzerinde etkili olup olmamasına bağlı tutulmamalıdır. Failin de kendisinin tehdit konusu tecavüzü gerçekleştirebilecek imkân ve iktidara sahip olduğu kanaatini karşı tarafta uyandırdığını bilmesi gerekir. Mağdurda bu kanaat uyandırıldıktan sonra, failin tehdit konusu tecavüzü gerçekleştirebilecek imkan ve iktidara gerçekte sahip olmamasının bir önemi yoktur. Mağdur tehdit konusu tecavüzün ciddî olduğuna hile kullanılmak suretiyle inandırılmış olabilir. Fakat, batıl inançlara dayanılarak bir kötülüğe maruz bırakılabileceği beyanıyla, bir kimse tehdit edilmiş olmaz.

Tehdit konusu kötülük, mağdura değil de, bir üçüncü şahsa yönelik olabilir. Ancak, bu durumda mağdur ile üçüncü kişi arasında belli bir akrabalık, yakınlık ilişkisi mevcut olmalıdır.

Tehdit hâlinde kişi, tehdit konusu tecavüzün ileride vuku bulacağı beyanıyla korkutularak, belli bir davranışta bulunmaya zorlanmaktadır, mecbur edilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında yapılan tanımda, tehdidin yöneldiği hukukî değere göre bir ayırım yapılmıştır. Buna göre, tehdidin, mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle yapılması, söz konusu suçun temel şeklini oluşturmaktadır. Buna karşılık, tehdidin, mağduru malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle yapılması ise, suçun temel şekline göre daha az cezayı gerektirmektedir. Ayrıca, bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, mağdurun şikâyetine bağlı kılınmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında tehdidin daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri gösterilmiştir. Bu hâller, tehdidin kapsadığı korkutma gücünün ciddîliği ve yoğunluğu hususunda mağdurda ciddî kaygılar meydana getirmeye elverişli durumlardır. Tehdit silâhla icra olunursa bunun ciddîliği hususunda bir korkunun meydana gelmesi çok daha kolay olur. Aynı suretle kendisini tanınmayacak bir hâle getiren kişinin veya bir kaç kişinin birlikte olarak tehdit icra etmeleri hâlinde meydana gelen korku çok yoğun olur.

İmzasız bir mektup veya özel işaretler kullanarak bir kişinin tehdit edilmesi hâlinde de meydana gelen korku bakımından bir duraksama meydana gelmez. Söz gelimi bir kimseye gönderilmiş olan imzasız mektup kişinin kendisini savunma olanağını gidereceğinden ağır tehdidi oluşturacaktır. Yine bir kimseye karşı gönderilmiş olan mektuplarda ucundan kan damlayan bıçak resimlerinin yapılması yani böylece özel işaret kullanılması korkuyu yoğunlaştırabilir.

Gizli veya açık, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları tehdit gücünün de, kişileri paniğe kapılacak surette korkutabilmesi dolayısıyla, suçun nitelikli hâli olarak sayılması uygun görülmüştür.

Maddenin üçüncü fıkrasında, tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya mala zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı cezaya hükmedileceği belirtilmiştir. Kişi tehdidinin ciddiliğini vurgulamak için, bir başkasını öldürmüş veya yaralamış ya da malına zarar vermiş olabilir. Bu gibi durumlarda gerçek içtima hükümleri uygulanarak ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmedilmelidir.

Tehdit suçunu ceza avukatıyla takip etmeli miyim?

Bu suç, ciddi sonuçlar doğurabilen bir suçtur ve yasal süreç karmaşık olabilmektedir. Bu nedenle, tehdit suçunu ceza avukatıyla takip etmek, hukuki haklarınızın korunması için önem taşır. Ceza avukatları, hem davanın seyrini etkileyebilecek önemli detayları göz önünde bulundurur hem de size en uygun hukuki stratejiyi belirler. Tehdit suçuyla karşı karşıya kaldığınızda, bir ceza avukatıyla çalışmak haklarınızı koruma altına almanın en güvenilir yolu olacaktır.

Bizimle iletişime geçmek için tıklayın.

Bu Sayfayı Paylaşın: