
Velayet Davası ve Velayetin Değiştirilmesi: Türk Hukuku ve Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirme
Velayet hakkı, çocuğun korunması, eğitimi ve temsili gibi temel haklarının sağlanmasını hedefleyen ve ebeveynlerin yerine getirmekle yükümlü olduğu kamusal nitelikte bir sorumluluktur. Türk Medeni Kanunu‘nda açıkça düzenlenen velayet kurumu, ebeveynin çocuğa karşı hak değil, çocuğun üstün yararını gözeten bir görevler bütünüdür.
Velayet Nedir?
Velayet hakkı, Türk Medeni Kanunu’nun 335. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hak, ana ve babaya; çocuğun bakım, eğitim, temsil, malvarlığının yönetimi ve genel refahını sağlama yükümlülüğü getirir. Modern hukuk sistemlerinde olduğu gibi, Türk hukukunda da velayet artık bir hakimiyet aracı değil, çocuğu hayata hazırlama sorumluluğu olarak görülmektedir.
Velayet Hakkı ve Çocuğun Üstün Yararı İlkesi
Velayetle ilgili tüm düzenlemelerde esas alınması gereken temel ölçüt, çocuğun yüksek yararıdır. Bu ilke, hem ulusal hem de uluslararası hukukta çocuğun fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini esas alır.
🧷 Yargıtay 2. HD, 2016/17625 E., 2018/5907 K., 2.5.2018 T.
“Velayet düzenlemesinde çocukla ana ve babanın yararı çatıştığında, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir.”
Velayet Hakkının Kullanımı
1. Evlilik Birliği Devam Ederken
Evlilik sürdüğü sürece, çocuk üzerinde ortak velayet uygulanır. Ancak eşlerden biri görevini ihmal ederse, hâkim müdahalesi mümkündür.
2. Ayrı Yaşam Kararı Alındığında
TMK m.197 uyarınca eşler birlikte yaşamaya ara verdiklerinde hâkim, çocuğun menfaati doğrultusunda geçici tedbirler alabilir. Bu tedbirler arasında velayetin kime verileceği de yer alabilir.
Boşanma ve Velayet Hakkı
Boşanma halinde TMK m.336/III gereğince hâkim, velayeti eşlerden birine verir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2017 tarihli içtihadı, birlikte velayetin Türk hukuk sistemi içinde mümkün olduğunu kabul etmiştir:
🧷 Yargıtay 2. HD, 2016/15771 E., 2017/1737 K., 20.2.2017 T.
“Milletlerarası sözleşmeler ışığında ortak velayet kamu düzenine aykırı değildir.”
Bu karar, Türkiye’de boşanma sonrası ortak velayet uygulamasının önünü açmıştır. Ancak ortak velayet uygulamasının çocuğun üstün yararına hizmet etmediği durumlarda hâkim tek başına velayet kararı vermeye devam eder.
Velayetin Değiştirilmesi
Velayet düzenlemesi kesin hüküm gibi görülse de değişen koşullar, çocuğun yararına göre yeniden düzenlenmesini gerektirebilir.
Değişikliğe Neden Olan Başlıca Haller:
-
Ana veya babanın evlenmesi
-
Taraflardan birinin başka yere taşınması
-
Çocuğun ihtiyaçlarının değişmesi
-
Velayet hakkının kötüye kullanılması
-
Çocuğun diğer ebeveynle kişisel ilişkisinin engellenmesi
🧷 Yargıtay 2. HD, 2016/13421 E., 2018/11 K., 8.1.2018 T.
“Velayete ilişkin kararlar kesin hüküm teşkil etmez, koşulların değişmesi halinde yeniden değerlendirilebilir.”
Velayetin Kaldırılması
En ağır tedbir olan velayetin kaldırılması, yalnızca aşağıdaki ciddi hallerde mümkündür:
-
Ana-babanın görevlerini ihmal etmesi veya kötüye kullanması
-
Çocuğun sağlığı, gelişimi veya güvenliği açısından ciddi tehlike oluşturması
-
Ana-babanın hastalık, cezaevi, bağımlılık gibi sebeplerle çocuğa bakamaması
🧷 Yargıtay 2. HD, 2013/4764 E., 2013/25031 K., 4.11.2013 T.
“Tek başına evlenme velayetin kaldırılmasına sebep olamaz. Çocuğun menfaatine aykırı olması gerekir.”
Ana ve Babanın Evli Olmaması Halinde Velayet Hakkı
TMK m.337’ye göre evli olmayan anne ve baba durumunda velayet, doğal olarak anneye aittir. Ancak annenin kısıtlılığı, ölümü veya yetersizliği gibi hallerde hâkim, çocuğun yararı için babaya veya bir vasiye velayet verebilir.
Sonuç – Velayet Hakkı
Velayet hakkı, hem ana babaya hem de devlete yüklenen kamusal bir sorumluluktur. Gerek velayetin kullanımı, gerek değiştirilmesi ya da kaldırılması gibi tüm kararlar, yalnızca çocuğun yüksek yararı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
📌 Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşır. Velayet davalarında uzman bir avukattan hukuki danışmanlık alınması gereklidir.



